← Tüm Makaleler

Çekişmeli Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Edinilmiş mallara katılma rejimi ve kişisel malların ayrımı hakkında Yargıtay kararları ve dikkat edilmesi gereken hususlar.

Çekişmeli Boşanma Davasında Mal Paylaşımı

Çekişmeli Boşanma Davasında Mal Paylaşımı: Hukuki Haklarınız ve Süreç Rehberi

Boşanma süreci, taraflar için sadece duygusal bir kopuş değil, aynı zamanda ciddi ekonomik belirsizlikleri de beraberinde getiren zorlu bir süreçtir. 20 yılı aşkın meslek hayatımda, müvekkillerimin en çok endişe duyduğu konuların başında mal paylaşımı geldiğini gözlemledim. Çekişmeli boşanma davasında mal paylaşımı, Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) belirlediği teknik kurallar, Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve her evliliğin kendine özgü ekonomik yapısı çerçevesinde şekillenir.

Bu rehber, hukuki bilgi kirliliğinden uzak, güncel mevzuata uygun ve tamamen tecrübeye dayalı olarak; haklarınızı, süreci ve karşılaşabileceğiniz senaryoları anlamanız için hazırlanmıştır. Amacımız, sizi korkutmak değil, bilinçli adımlar atmanızı sağlamaktır.

Çekişmeli Boşanma ve Mal Paylaşımı Davası Arasındaki Bağ

Toplumda yaygın bilinenin aksine, boşanma davası ile mal paylaşımı davası teknik olarak birbirinden farklı iki ayrı davadır. Çekişmeli boşanma davasında hakim öncelikle tarafların kusur durumunu, boşanma sebeplerini, velayeti, nafaka ve tazminat taleplerini karara bağlar. Mal paylaşımı (mal rejiminin tasfiyesi) davası ise genellikle boşanma davasının kesinleşmesini bekler.

Ancak, hak kaybına uğramamak için mal paylaşımı taleplerinin ne zaman ve nasıl dile getirileceği hayati önem taşır. Hukukumuzda buna "bekletici mesele" denir. Yani, mal paylaşımı davasını açabilirsiniz, ancak mahkeme malları paylaştırmak için boşanma kararının kesinleşmesini (tarafların artık resmen boşanmış sayılmasını) bekler.

Türkiye'de Geçerli Mal Rejimi Türleri

Mal paylaşımının nasıl yapılacağını belirleyen temel unsur, evlilik tarihiniz ve seçtiğiniz mal rejimidir. Türk hukukunda süreç, 1 Ocak 2002 tarihi öncesi ve sonrası olarak ikiye ayrılır.

Bu makalede, günümüzde davaların %90'ını kapsayan Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi üzerinden detaylara inilecektir.

Hangi Mallar Paylaşılır? (Edinilmiş Mallar)

Çekişmeli boşanmada "Benim adıma kayıtlı, sana vermem" cümlesi hukuken çoğu zaman geçersizdir. Tapu veya ruhsat kimin üzerine olursa olsun, evlilik süresince karşılığı verilerek (emek, maaş vb.) edinilen mallar paylaşıma dahildir. TMK'ya göre edinilmiş mallar şunlardır:

Hangi Mallar Paylaşılmaz? (Kişisel Mallar)

Her mal ortak değildir. Kanun koyucu, bazı varlıkları "Kişisel Mal" olarak tanımlar ve bunları paylaşım dışı tutar. Bu mallar için karşı taraf hak iddia edemez:

Önemli Bir Ayrım: Miras kalan bir evin kendisi kişisel maldır, paylaşılmaz. Ancak bu ev kiraya verilmişse ve kira gelirleri evlilik içinde harcanmış veya biriktirilmişse, o "kira geliri" edinilmiş mal sayılır ve paylaşıma konu olabilir.

Mal Paylaşımı Davasında Kritik Hesaplamalar

Bir mal paylaşımı davası, basit bir toplama çıkarma işlemi değildir. Uzmanlık gerektiren, bilirkişilerin devreye girdiği karmaşık hesaplamalar içerir. İşte sıkça karşılaştığımız terimler:

1. Katkı Payı Alacağı

Genellikle 1 Ocak 2002 öncesi satın alınan mallar için veya mal ayrılığı rejiminin olduğu dönemler için geçerlidir. Eşlerden biri, diğerinin mal edinmesine maddi olarak (altınlarını bozdurarak, maaşını vererek) katkıda bulunduysa, bu katkısını ispatlayarak (dekont, tanık vb.) değerini geri isteyebilir.

2. Değer Artış Payı

Bu kavram çok sık karıştırılır. Eğer bir eş, diğer eşin kişisel malına veya edinilmiş malına kendi kişisel malından bir katkı yaparsa gündeme gelir. Örneğin; kadının babasından miras kalan parayı, erkeğin ev alırken peşinat olarak kullanması durumu. Burada kadın, hem verdiği parayı hem de evin değerlenmesi oranında oluşan artışı talep etme hakkına sahiptir.

3. Artık Değer ve Katılma Alacağı

Sistemin özü budur. Eşlerin evlilik içindeki tüm aktif malları toplanır, borçları çıkarılır. Kalan miktar "Artık Değer"dir. Diğer eşin, bu artık değer üzerinde kanunen yarı yarıya (%50) hakkı vardır. Buna "Katılma Alacağı" denir.

Borçların Durumu: Kredi ile Alınan Ev ve Arabalar

Boşanmada sadece servet değil, borçlar da masaya yatırılır. "Ev benim üstüme ama kredisi devam ediyor, ne olacak?" sorusuyla sıkça karşılaşıyoruz.

Mahkeme hesaplama yaparken, malın dava tarihindeki (daha doğrusu tasfiye anındaki) sürüm değerini belirler. Eğer malın üzerinde hala ödenmemiş bir kredi borcu varsa, bu borç malın değerinden düşülür. Kalan net değer üzerinden paylaşım yapılır. Eğer borç, malın değerinden fazlaysa, bu eksi bakiye diğer eşe borç olarak yansıtılmaz; ancak o maldan bir alacak hakkı da doğmaz.

Boşanma Sürecinde Mal Kaçırma ve Hukuki Tedbirler

Çekişmeli boşanma davalarında ne yazık ki en sık rastladığımız durumlardan biri "Mal Kaçırma" girişimidir. Eşlerden biri, boşanma davası açılmadan hemen önce veya dava sürerken; arabayı satmak, bankadaki parayı çekmek veya tapuyu başkasına devretmek gibi yollara başvurabilir.

Hukukumuz buna izin vermez. TMK'ya göre, boşanma davası açılmadan önceki 1 yıl içinde yapılan karşılıksız kazandırmalar veya mal rejimini azaltma kastıyla (süresine bakılmaksızın) yapılan devirler, mal paylaşımı hesabına sanki hiç satılmamış gibi dahil edilir. Buna "Eklenecek Değerler" denir.

Önlem Olarak Ne Yapılmalı? Boşanma davası açılır açılmaz veya mal paylaşımı davası ile birlikte, mahkemeden menkul ve gayrimenkul mallar üzerine "İhtiyati Tedbir" konulmasını talep etmek, mal kaçırmayı önlemenin en etkili yoludur.

Zamanaşımı Süreleri

Hukukta süreler hak düşürücüdür. Mal rejiminin tasfiyesinden (boşanma kararının kesinleşmesinden) itibaren 10 yıl içinde bu dava açılmalıdır. Ancak uygulamada ispat kolaylığı ve mağduriyet yaşanmaması adına, boşanma davasının kesinleşmesini takiben vakit kaybetmeden mal paylaşımı davasının açılmasını tavsiye ediyoruz.

Yargıtay Uygulamalarından Önemli Notlar

Bir avukat olarak Yargıtay kararlarını her gün takip etmek zorundayım. Yargıtay'ın güncel bakış açısına göre bazı önemli detaylar şöyledir:

Sık Sorulan Sorular (FAQ)

1. Eşim boşanma davası açılmadan evi babasının üzerine yaptı, hak talep edebilir miyim?

Evet, edebilirsiniz. Bu işlem mal kaçırma kastıyla yapılmışsa, mahkeme bu devri iptal etmese bile, evin değeri sanki hala eşinizin üzerindeymiş gibi hesaplamaya dahil eder ve payınızı nakit olarak talep edebilirsiniz. Buna "eklenecek değer" denir.

2. Boşanma davası içinde mal paylaşımı da biter mi?

Hayır. Boşanma davası ve mal paylaşımı davası ayrı dosyalardır. Genellikle hakimler önce boşanma dosyasını karara bağlar. Boşanma kesinleşmeden mal paylaşımı davası sonuçlanmaz.

3. Zina veya hayata kast durumunda mal paylaşımı değişir mi?

Evet, bu çok önemli bir istisnadır. Eğer boşanma sebebi "Zina" veya "Hayata Kast" ise ve bu ispatlanırsa; hakim, kusurlu eşin katılma alacağını (mal paylaşımından alacağı payı) tamamen kaldırabilir veya azaltabilir. (TMK Madde 236/2)

4. Çalışmayan ev hanımları mal paylaşımından yararlanabilir mi?

Kesinlikle evet. 2002 sonrası sistemde, kadının çalışıp çalışmadığına bakılmaksızın, erkeğin çalışarak edindiği mallar üzerinde kadının %50 hakkı vardır. Kanun, ev içi emeği (çocuk bakımı, ev işleri) maddi katkı ile eşdeğer tutar.

5. Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı nasıl olur?

Anlaşmalı boşanmada taraflar, hazırladıkları "Anlaşmalı Boşanma Protokolü" ile malları diledikleri gibi paylaşabilirler. Protokol imzalanıp hakim onayladıktan sonra, sonradan "haksızlığa uğradım" diyerek dava açmak (hata, hile, korkutma halleri dışında) mümkün değildir.

Neden Uzman Bir Aile Hukuku Avukatı ile Çalışmalısınız?

Mal paylaşımı davaları, boşanma sürecinin en teknik ve matematiksel kısmıdır. Hangi malın kişisel, hangisinin edinilmiş olduğunun tespiti, banka kayıtlarının incelenmesi, tapu hareketlerinin takibi, değer artış payı hesaplamaları ve Yargıtay'ın güncel içtihatlarının uygulanması derin bir uzmanlık gerektirir.

İnternetten edinilen genel bilgilerle hareket etmek, hak ettiğiniz milyonlarca liralık tazminat veya alacağı kaybetmenize neden olabilir. Özellikle mal kaçırma riskinin olduğu durumlarda hızlı tedbir kararları aldırmak hayati önem taşır. Süreci, hem hukuki hem de finansal okuryazarlığı olan, E-E-A-T kriterlerine hakim bir profesyonelle yönetmek, geleceğinizi güvence altına almanın en sağlam yoludur.