← Tüm Makaleler

Miras Paylaşımı ve Saklı Pay İhlali

Makalemizde yasal mirasçılık ve saklı pay oranlarını detaylandırarak, mirastan mal kaçırma veya saklı pay ihlali durumlarında başvurulacak hukuki yolları (tenkis ve muvazaa davaları) incelemektedir. Miras paylaşım sürecinde hak kaybı yaşamamanız için dikkat edilmesi gereken kritik noktalar ve Yargıtay uygulamaları uzman görüşüyle aktarılmıştır.

Miras Paylaşımı ve Saklı Pay İhlali

Miras Paylaşımı, Yasal Haklar ve Saklı Pay İhlali: Kapsamlı Hukuki Rehber

Bir yakının kaybı, şüphesiz insan hayatının en zorlu dönemlerinden biridir. Bu manevi acının ortasında, miras paylaşımı gibi karmaşık ve teknik hukuki süreçlerle uğraşmak, aile bireyleri arasında istenmeyen gerginliklere ve hak kayıplarına yol açabilmektedir. 20 yılı aşkın süredir miras hukuku alanında çalışan bir avukat olarak tecrübem şudur ki; miras davalarının büyük çoğunluğu "kötü niyetten" değil, "bilgi eksikliğinden" ve yanlış yönlendirmelerden kaynaklanmaktadır.

Türk Medeni Kanunu (TMK), miras bırakanın (muris) iradesine saygı duymakla birlikte, geride kalan yakın akrabaların haklarını korumak adına "Saklı Pay" adı verilen kırmızı çizgiler belirlemiştir. Bu rehber, miras paylaşımının mantığını, kimlerin ne kadar pay alacağını ve saklı payınız ihlal edildiğinde başvurabileceğiniz hukuki yolları (Tenkis ve Muvazaa davaları) Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları ışığında, sade ve anlaşılır bir dille anlatmak için hazırlanmıştır.

Miras Hukuku Nedir ve Sistem Nasıl İşler?

Miras hukuku, bir gerçek kişinin ölümü veya gaipliğine karar verilmesi halinde, mal varlığının (tereke) kimlere ve nasıl intikal edeceğini düzenleyen hukuk dalıdır. Türk hukuk sisteminde "Külli Halefiyet" ilkesi geçerlidir. Yani mirasçılar, miras bırakanın ölümüyle birlikte, bir bütün olarak hem mal varlığına (aktifler) hem de borçlarına (pasifler) kendiliğinden sahip olurlar.

Mirasın paylaşımında iki temel yol vardır:

Yasal Mirasçılar ve Paylaşım Oranları (Zümre Sistemi)

Türk hukukunda mirasçılık "Zümre" (Derece) sistemine göre belirlenir. Bir önceki zümrede mirasçı varsa, bir sonraki zümre miras alamaz. Sağ kalan eş ise bu zümrelerin her biriyle farklı oranlarda mirasçı olur.

1. Zümre (Altsoy)

Miras bırakanın çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır. Paylaşım: Çocuklar eşit oranda miras alır. Eğer çocuklardan biri ölmüşse, onun payı kendi çocuklarına (torunlara) geçer.

2. Zümre (Ana-Baba ve Kardeşler)

Miras bırakanın altsoyu (çocuğu/torunu) yoksa miras ikinci zümreye, yani anne ve babaya geçer. Anne ve baba hayatta değilse, onların çocukları (miras bırakanın kardeşleri) mirasçı olur.

3. Zümre (Büyük Ana ve Büyük Baba)

Eğer ne altsoy ne de anne-baba/kardeş tarafı hayatta değilse, miras büyükanne ve büyükbaba tarafına geçer.

Sağ Kalan Eşin Miras Payı

Eşin miras payı, birlikte mirasçı olduğu zümreye göre değişir:

Miras Hukukunun Kırmızı Çizgisi: Saklı Pay Nedir?

Miras bırakan (Muris), sağlığında veya ölüme bağlı tasarruflarıyla (vasiyetname) mal varlığı üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir mi? Cevap: Kısmen hayır. Kanun koyucu, miras bırakanın çok yakın akrabalarının (eş, çocuk, anne-baba) miras hakkının belli bir kısmını koruma altına almıştır. Miras bırakanın dokunamadığı, başkasına devredemediği bu dokunulmaz kısma "Saklı Pay" denir.

Miras bırakan, ancak saklı paylar dağıtıldıktan sonra geriye kalan kısım (Tasarruf Nisabı) üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir (bağışlayabilir, vakfa bırakabilir vb.).

Güncel Saklı Pay Oranları

Türk Medeni Kanunu'nda yapılan değişikliklerle saklı pay oranları güncellenmiştir (Kardeşlerin saklı payı 2007 yılında kaldırılmıştır). Güncel oranlar, mirasçının yasal miras payı üzerinden hesaplanır:

Örnek: Vefat eden Ahmet Bey'in geride eşi ve 2 çocuğu kalmıştır. Eşin yasal payı 1/4, çocukların toplam yasal payı 3/4'tür. Çocukların saklı payı, kendi yasal paylarının yarısıdır. Yani Ahmet Bey vasiyet yazsa bile çocukların o 3/4'lük payın yarısına dokunamaz.

Saklı Pay İhlali ve Tenkis Davası

Eğer miras bırakan, sağlığında yaptığı karşılıksız kazandırmalarla (bağış, hibe) veya hazırladığı vasiyetname ile saklı paylı mirasçıların hakkını zedelemişse, devreye "Tenkis Davası" girer.

Tenkis, kelime anlamı olarak "indirme, eksiltme" demektir. Bu dava ile saklı payı ihlal edilen mirasçı, mahkemeden miras bırakanın yaptığı fazla tasarrufların iptal edilmesini değil, sınırlanmasını ve kendi saklı payının tamamlanmasını ister. Mahkeme hesaplama yapar ve sınırı aşan kazandırmaları geri alarak saklı payı tamamlar.

Tenkis Davasında Süreler

Tenkis davası açmak için hak düşürücü süreler vardır. Mirasçı, saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde vasiyetnamenin açılmasından veya mirasın geçmesinden itibaren 10 yıl içinde bu davayı açmalıdır.

Daha Vahim Bir Durum: Muris Muvazaası (Mal Kaçırma)

Uygulamada, Tenkis davasından çok daha sık karşılaştığımız durum "Muris Muvazaası"dır. Halk arasında "Mirasçılardan mal kaçırma" olarak bilinir.

Genellikle miras bırakan, mallarını aslında bağışlamak istediği halde (örneğin erkek çocuğuna vermek isteyip kız çocuklarından kaçırmak için), tapuda "satış" gibi gösterir. Görünürde bir satış işlemi vardır ama gerçekte para el değiştirmemiştir ve amaç bağıştır. Bu durumda işlem, "hileli" olduğu için baştan itibaren geçersizdir.

Önemli Fark: Tenkis davasında amaç saklı payı kurtarmaktır. Muris muvazaası davasında ise (Tapu İptal ve Tescil), işlemin tamamen geçersizliği ve malın tekrar terekeye (miras havuzuna) dönmesi hedeflenir. Üstelik muris muvazaasında herhangi bir zamanaşımı süresi yoktur; miras bırakan öldükten sonra her zaman açılabilir.

Miras Paylaşımında Sık Yapılan Hatalar

20 yıllık meslek hayatımda gördüğüm en yaygın hatalar şunlardır:

  1. "Babam sağken malını istediğine verir" yanılgısı: Evet verir, ancak bu işlemler saklı payı ihlal ediyorsa veya muvazaalı ise vefatından sonra bozulabilir.
  2. Sözlü vasiyetlere güvenmek: Hukukumuzda sözlü vasiyet sadece çok istisnai (savaş, ölümcül hastalık anı vb.) durumlarda geçerlidir. Normal şartlarda noterde veya el yazılı yapılmayan vasiyetler geçersizdir.
  3. Reddi Miras süresini kaçırmak: Tereke borca batıksa (miras bırakanın borcu malından çoksa), 3 ay içinde "Mirası Reddediyorum" denilmezse, mirasçılar tüm borçtan şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olurlar.
  4. Kardeşler arası gayri resmi paylaşım: "Biz aramızda anlaştık, tapuya gitmeye gerek yok" demek büyük risktir. İleride bir kardeşin vefatı veya fikir değiştirmesiyle o anlaşma yok sayılabilir. Paylaşım mutlaka resmi miras taksim sözleşmesi veya tapu devri ile yapılmalıdır.

Sık Sorulan Sorular (FAQ)

1. Babam beni mirastan mahrum edebilir mi (Evlatlıktan reddetme)?

Türk hukukunda "evlatlıktan reddetme" diye bir kavram yoktur, "Mirastan Çıkarma" vardır. Ancak bu çok sıkı şartlara bağlıdır. Mirasçının, miras bırakana veya ailesine karşı ağır bir suç işlemesi veya aile hukukundan doğan ödevlerini (bakım borcu vb.) önemli ölçüde yerine getirmemesi gerekir. Sebepsiz yere "oğlumu sevmiyorum, miras vermiyorum" denilemez; saklı pay hakkı devam eder.

2. Üvey annem/babam veya üvey çocuklarım bana mirasçı olur mu?

Hukukumuzda "üvey" akrabalık mirasçılık doğurmaz. Üvey çocuk, sadece kendi biyolojik anne-babasından miras alır. Ancak, eğer üvey ebeveyn çocuğu resmen "evlat edinmişse", o zaman öz çocuk gibi mirasçı olur. Üvey anne/baba ise sadece resmi nikahlı eş sıfatıyla eşinden miras alır, eşinin önceki çocuğundan miras alamaz.

3. Boşandığım eşimden miras kalır mı?

Hayır. Boşanma kararı kesinleştiği andan itibaren eşlerin birbirine mirasçılığı sona erer. Hatta boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse ve ölenin mirasçıları davaya devam edip diğer eşin "kusurlu" olduğunu ispatlarsa, sağ kalan eş yine miras alamaz.

4. İmam nikahlı eşimden miras alabilir miyim?

Maalesef hayır. Türk Medeni Kanunu sadece resmi nikahı tanır. İmam nikahlı eş yasal mirasçı olamaz. Ancak miras bırakan sağlığında vasiyetname ile (saklı payları aşmamak kaydıyla) imam nikahlı eşine mal bırakabilir.

5. Dedem bütün mallarını dayıma satmış, annem hak iddia edebilir mi?

Evet, bu klasik bir "Muris Muvazaası" örneğidir. Eğer dedeniz gerçekten bir para almadan, sırf mal kaçırmak için tapuda satış gibi gösterip devrettiyse; anneniz dava açarak tapunun iptalini ve kendi payının adına tescilini isteyebilir.

Neden Uzman Bir Miras Avukatı ile Çalışmalısınız?

Miras hukuku; matematiksel hesaplamaların, ailevi duyguların ve katı hukuki kuralların iç içe geçtiği bir alandır. Bir tenkis hesabının yanlış yapılması, davanın türünün yanlış belirlenmesi (örneğin Tapu İptali yerine Tenkis açılması) veya sürenin kaçırılması, hak ettiğiniz büyük bir serveti kaybetmenize neden olabilir.

Özellikle mal kaçırma davalarında ispat yükü, banka kayıtlarının incelenmesi, tanıkların dinlenmesi ve Yargıtay'ın güncel içtihatlarının olaya uygulanması profesyonel bir uzmanlık gerektirir. Sürecin psikolojik ve hukuki boyutunu yönetebilen bir avukatla çalışmak, ailenizin geleceğini güvence altına almanın en sağlam yoludur.