Ticari Alacakların Tahsili ve İcra Takibi Süreci: İşletmeler İçin Hukuki Yol Haritası
Ticaret hayatının altın kuralı "satış yapmak" değil, "tahsilat yapmaktır". 20 yılı aşkın meslek hayatımda, üretim bantları harika çalışan, satış rekorları kıran ancak sırf tahsilat yönetimi zayıf olduğu için nakit akışı tıkanıp iflas noktasına gelen sayısız işletmeye tanıklık ettim. Ticari alacakların tahsili, sadece bir hukuk davası değil, şirketinizin finansal sürdürülebilirliğinin teminatıdır.
Bu makale, faturasını kestiğiniz, hizmetini verdiğiniz veya malını teslim ettiğiniz halde ödemesini alamadığınız ticari alacaklarınız için Türk Hukuku'nda izlemeniz gereken yolları, Türk Ticaret Kanunu (TTK) ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde, Yargıtay'ın güncel uygulamaları ışığında anlatmak için hazırlanmıştır. Amacımız, hukuki terimler arasında kaybolmadan, haklarınızı ve süreci net bir şekilde anlamanızı sağlamaktır.
Ticari Alacak Nedir ve Neden Farklıdır?
Her alacak "ticari" değildir. Hukukumuzda bir alacağın ticari sayılabilmesi için temel kural, her iki tarafın da tacir olması ve işin her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmasıdır. Ancak, Türk Ticaret Kanunu bazı istisnalar getirmiştir; örneğin bono veya çekten kaynaklanan alacaklar, taraflar tacir olmasa bile "ticari iş" sayılır.
Ticari alacakları bireysel alacaklardan ayıran en önemli farklar şunlardır:
- Daha yüksek faiz oranları (Ticari Temerrüt Faizi / Avans Faizi) uygulanabilir.
- Zamanaşımı süreleri farklılık gösterebilir.
- İspat yükümlülükleri (Ticari defterler, faturalar) daha katı kurallara tabidir.
- Basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü esastır.
Alacak Tahsilinde İlk Adımlar ve İhtarname Süreci
Birçok işletme sahibi, vade tarihi geçer geçmez hemen icra dairesine gitmeyi düşünür. Ancak tecrübelerim gösteriyor ki, doğru atılmış bir "hukuki adım", yılları alacak bir dava sürecinden sizi kurtarabilir. Bu ilk adım, Noter İhtarnamesidir.
TTK Madde 18/3 uyarınca, tacirler arasında diğer tarafı temerrüde (gecikmeye) düşürmek için ihtarın noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla veya kayıtlı elektronik posta (KEP) sistemiyle yapılması gerekir. İhtarname şu avantajları sağlar:
- Temerrüt Faizi Başlatır: Sözleşmede vade yoksa, ihtarın tebliğ tarihinden itibaren faiz işlemeye başlar.
- Ciddiyet Gösterir: Borçluya "Artık hukuki süreç başlıyor" mesajını resmen verir.
- İspat Aracıdır: İleride açılacak davalarda borçlunun haberdar olmadığını iddia etmesini engeller.
İcra Takibi Türleri: Hangi Yolu Seçmelisiniz?
Tahsilat yapılamadığında devletin cebri icra gücünü kullanmak için İcra Müdürlüklerine başvurulur. Elinizdeki belgenin türüne göre yol haritası ikiye ayrılır:
1. İlamsız İcra Takibi (Genel Haciz Yolu)
Elinizde çek veya senet yoksa, alacağınız sadece fatura, cari hesap ekstresi veya sözleşmeye dayanıyorsa bu yolu seçmelisiniz. Bu takip türünde elinizde bir belge olması şart değildir, ancak itiraz halinde belge gerekir.
- Borçluya ödeme emri gönderilir.
- Borçlunun 7 gün içinde itiraz etme hakkı vardır.
- Borçlu "Benim böyle bir borcum yok" diyerek itiraz ederse takip durur.
- Takibi devam ettirmek için dava açmanız gerekir.
2. Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu
Elinizde Çek, Bono (Senet) veya Poliçe varsa, hukukumuz size "süper güçler" tanır. Bu, çok daha hızlı ve etkili bir yoldur.
- Borçluya ödeme emri gönderilir.
- Ödeme süresi 10 gündür, itiraz süresi 5 gündür.
- Borçlu borca itiraz etse bile (imza inkarı hariç) takip kendiliğinden durmaz.
- Haciz işlemleri çok daha hızlı başlar.
Borçlunun İtirazı ve Çözüm Yolları: İtirazın İptali vs. Kaldırılması
İlamsız takiplerin en büyük handikabı, borçlunun haksız ve kötü niyetli bir itirazıyla süreci kilitleyebilmesidir. Eğer borçlu takibe itiraz eder ve takibi durdurursa, alacaklının önünde iki yol vardır:
A. İtirazın İptali Davası (Genel Mahkeme)
Elinizdeki belgeler İİK madde 68'de sayılan "kayıtsız şartsız borç ikrarı içeren" noterlikçe onaylı belgelerden değilse (örneğin sadece fatura ve irsaliye varsa), Asliye Ticaret Mahkemesi'nde bu davayı açmanız gerekir. Bu dava, yargılamayı gerektirdiği için uzun sürer. Ancak kazanırsanız, asıl alacağın yanı sıra %20'den aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatı da kazanırsınız.
B. İtirazın Kaldırılması Davası (İcra Mahkemesi)
Elinizde noter onaylı sözleşme, imzası ikrar edilmiş adi senet veya resmi dairelerden alınmış makbuzlar varsa, daha hızlı olan İcra Mahkemesi'ne başvurabilirsiniz. Bu dava teknik incelemeye dayanır ve çok daha kısa sürede sonuçlanır.
Ticari Davalarda Arabuluculuk Şartı
1 Ocak 2019 tarihinden itibaren Türk hukukunda devrim niteliğinde bir değişiklik yapıldı. Ticari alacak davalarında (İtirazın İptali davası dahil) dava açmadan önce Arabulucuya başvurmak dava şartı haline geldi.
Önemli bir ayrıntıyı vurgulamalıyım: İcra takibi başlatmak için arabuluculuk şart değildir. Ancak borçlu itiraz ederse ve siz "İtirazın İptali Davası" açmak zorunda kalırsanız, o aşamada önce arabulucuya gitmek zorundasınız. Arabuluculukta anlaşamazsanız, tutanağı dava dilekçesine ekleyerek mahkemeye başvurursunuz.
Faiz Türleri: Ticari Alacaklarda Hangi Faiz İstenir?
Ticari alacakların tahsilinde yapılan en büyük hatalardan biri "Yasal Faiz" talep etmektir. Oysa tacirler arasındaki işlerde "Ticari Temerrüt Faizi" (Avans Faizi) talep edilmelidir. Merkez Bankası tarafından belirlenen avans faiz oranları, yasal faize göre çok daha yüksektir. İcra takibini başlatırken "Avans faizi oranları üzerinden işleyecek faiz" talebinde bulunmak, alacağınızın enflasyon karşısında erimesini bir nebze olsun engeller.
Haciz İşlemleri ve Mal Kaçırma
Takip kesinleştiğinde (itiraz edilmediğinde veya itiraz mahkemece kaldırıldığında), artık devletin zor kullanma gücü devreye girer. Alacaklı vekili olarak şu işlemleri yapabiliriz:
- Banka Haczi (89/1): Borçlunun tüm bankalardaki hesaplarına elektronik blokaj konulur.
- Tapu ve Araç Haczi: UYAP sistemi üzerinden borçlu adına kayıtlı gayrimenkul ve araçlara şerh işlenir, yakalama kararı çıkartılır.
- Maaş Haczi: Şahıs şirketi veya kefil ise maaşının 1/4'üne haciz konulur.
- Menkul Haczi (Fiili Haciz): Borçlunun iş yerine veya evine gidilerek (yeni yargı paketi kısıtlamaları dahilinde) malların tespiti ve muhafazası yapılır.
- Üçüncü Kişilerdeki Haklar: Borçlunun başka firmalardan alacağı varsa, o firmalara haciz ihbarnamesi gönderilir.
Zamanaşımı Sürelerine Dikkat!
Hukukta haklı olmak yetmez, hakkınızı süresinde aramanız gerekir. Ticari alacaklarda genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak istisnalar hayati önem taşır:
- Çeklerde ibraz süresinin bitiminden itibaren zamanaşımı 3 yıldır.
- Bono (Senet) için vade tarihinden itibaren 3 yıldır.
- Navlun (taşıma) sözleşmelerinde 1 yıldır.
- Vekalet, komisyon, acentelik ücretlerinde 5 yıldır.
İflas Yolu ile Takip
Borçlu bir tacir ise, sadece haciz yoluyla değil, iflas yoluyla da takip yapılabilir. İflas takibi, borçlu için "ya borcu öde ya da ticari hayatın biter" tehdidi içerdiği için çok güçlü bir baskı aracıdır. Ancak iflas süreci, alacaklılar için de uzun ve meşakkatli olabilir. Genellikle borçlunun mal varlığının borçlarını ödemeye yetmediği durumlarda değil, ödeme gücü olup ödemeyen büyük firmalara karşı stratejik bir hamle olarak kullanılır.
Yargıtay Uygulamalarından Kritik Notlar
Tecrübeli bir avukat olarak Yargıtay'ın bakış açısını bilmek zorundayım. İşte işletmelerin sıkça yanıldığı noktalar:
- Fatura ve Teslim: Yargıtay, "Fatura tek başına alacağın varlığını ispatlamaz" der. Faturanın yanında mutlaka teslimi kanıtlayan "Sevk İrsaliyesi" veya "Hizmet Teslim Tutanağı" olmalıdır ve bu belgelerde borçlunun (veya çalışanının) imzası bulunmalıdır.
- Faturaya İtiraz Süresi: TTK'ya göre faturayı alan taraf 8 gün içinde içeriğine itiraz etmezse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu süre hak düşürücüdür.
- Cari Hesap Mutabakatı: Cari hesap mutabakat mektupları (BA/BS formları) Yargıtay nezdinde çok güçlü bir delildir. Mutabık kalınan bakiye, borcun ikrarı sayılır.
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
1. Fatura kestim ama irsaliyem imzalı değil, alacağımı alabilir miyim?
Bu durumda işiniz zorlaşır ama imkansız değildir. Eğer irsaliye yoksa, ticari defterler, e-posta yazışmaları, WhatsApp konuşmaları veya tanık beyanları ile malın teslim edildiğini veya hizmetin verildiğini ispatlamanız gerekir.
2. Borçlu şirket adresini boşaltıp kaçmış, ne yapabilirim?
Bu durumda "Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması" veya "İcra Ceza Mahkemesi" yolları denenebilir. Ayrıca şirketin eski adresine yapılan tebligatlar, Ticaret Sicil'deki adres olduğu sürece geçerli sayılır (Tebligat Kanunu 35. madde). Mal kaçırma varsa "Tasarrufun İptali Davası" açılabilir.
3. Çek karşılıksız çıktı, hapis cezası var mı?
Evet. Çek Kanunu'na göre karşılıksız çek keşide etmek suçtur. Usulüne uygun yapılan şikayet üzerine, borçlu borcunu ödemezse İcra Ceza Mahkemesi tarafından "Adli Para Cezası" verilir. Bu para ödenmezse ceza doğrudan hapis cezasına çevrilir.
4. Alacak davası ne kadar sürer?
Türkiye'deki adli yük göz önüne alındığında, itirazın iptali davaları yerel mahkemede ortalama 1-2 yıl, İstinaf ve Yargıtay süreçleriyle birlikte 3-4 yılı bulabilmektedir. Bu nedenle süreç yönetiminde arabuluculuk ve etkin icra takibi çok önemlidir.
5. Yurt dışındaki bir firmadan alacağım var, Türkiye'de dava açabilir miyim?
Bu durum Milletlerarası Özel Hukuk kurallarına tabidir. Sözleşmede "Yetkili Mahkeme" olarak Türk mahkemeleri seçildiyse veya borçlu Türkiye'de mal varlığına sahipse takip yapılabilir. Ancak tebligat ve tenfiz süreçleri farklılık gösterir.
Neden Uzman Bir Ticaret Avukatı ile Çalışmalısınız?
Ticari alacak takibi, basit bir dilekçe verme işi değildir. Faturanın tebliğinden faiz hesaplamasına, itirazın kaldırılmasından mal kaçıran borçlunun takibine kadar onlarca teknik detay barındırır. Yanlış bir faiz talebi, kaçırılan 8 günlük itiraz süresi veya eksik bir belge, alacağınızın tamamını kaybetmenize neden olabilir.
Şirketinizin alın teri olan sermayesini korumak ve tahsilat kabiliyetini artırmak için, süreci E-E-A-T kriterlerine hakim, ticaret ve icra hukukunda uzmanlaşmış profesyonel bir ekiple yönetmek en güvenli yoldur.